Assassin’s Creed II, Ubisoft tarafından geliştirilen ve Ubisoft tarafından yayımlanan üçüncü bakış açısına sahip bir video oyunudur. 20 Kasım 2009’da piyasaya çıkmıştır.

Assassin’s Creed serisinin en beğenilen oyunlarından birisi şüphesiz Assassin’s Creed II oyunudur. Bende bunlara güvenerek oyunu indirip oynamak istedim. Daha yeni Assassin’s Creed 1’i bitirmiş birisi olarak 2. oyunu bitirmeyi hevesle bekliyordum. Sonunda üşengeçliğimi yenerek oyunu indirdim. Şimdi size biraz oyunun hikayesinde bahsetmek isterim. Burası biraz spolier içerdiği için diğer paragrafa geçebilirsiniz.

Assassin’s Creed 2 Oyunu Hikayesi

Oyunumuz İtalya’da geçiyor. Yönettiğimiz karakter olan Ezio Auditore di Firenze, ailesi ile birlikte yaşamakta. Bizde babamızın getir götür işlerini yapıyoruz. Gençlik yıllarımız olduğu içinde bol bol başımızı belaya sokup, kavgalara da karışıyoruz. Babamız bir bankacı. Ara sıra birilerine mektup göndermesi gerektiğinde ise bizi kullanıyor. Bir gün babamız, birçok kişiye mektuplar göndermemizi istiyor. Gönderdiğimiz bu mektupları alanlar ise “işte zamanı geldi” ya da başka şeyler söylüyor. Tabi bizde mektupları okumadık ve kimse olup bitenler hakkında bize bir şeyler söylemiyor. Son mektubu verirken tam adama olay ne? Diye soracakken, adam acele ve telaşlı bir şekilde uzaklaşarak ortadan kayboluyor. İşlerimizi bitirmemizin ardından babamızın yanına döndüğümüzde evin hizmetçisi babamızı, küçük ve büyük kardeşimizi askerlerin tutuklayarak hapse götürdüklerini söylüyor. Bu olay nedeniyle şoka giren annemiz ağzından tek kelime bile çıkmıyor. Onları geçici olarak güvenli bir yere götürmeye karar veriyoruz. Hizmetçimiz kız kardeşine götürebileceğini söylüyor. Bizde hemen gizlice hapishaneye giderek babamıza olan biteni soruyoruz. Babamız bunun için zamanının olmadığını, hemen eve giderek ofisindeki gizli bir kapı olduğunu ve bu kapıyı yeteneğinle bulmamızı söylüyor. O saklı yerde bir sandık duruyor ve içinde babamızın ve kardeşlerimizin suçsuz olduğunu kanıtlayan belgeler, mektuplar mevcut, bunları alıp Messer Uberto adındaki arkadaşına vermemizi söylüyor. Bizde hemen eve gidip gizli kapıyı buluyoruz. Sandığı açtığımızda içinde suikastçi elbisesi buluyoruz. İşte bir suikastçinin doğuşu o zaman başlıyor. Hemen kanıtları babamızın arkadaşına veriyoruz. Daha sonra yarın sabah olacak duruşmaya gidiyoruz. Meydana geldiğimizde babamızın ve kardeşlerimizin idama mahkum edildiklerini görüyoruz. Bunların hepsini yapan kişi ise güvenerek kanıtları verdiğimiz kişi olan Messer Uberto. Kanıtlarda yok olduğu için babamızın ve kardeşlerimizin asılmalarını izlemekten başka elimizden hiçbir şey gelmiyor. İşte o zamandan sonra intikam ateşi ile yanıp tutuşuyoruz; babamızın ve kardeşlerimizin intikamını almak için kendimize söz veriyoruz.

Oynanışı

Oyunumuz Assassin’s Creed ile neredeyse aynı fiziklere sahip, birkaç şey dışında. Bu dediklerim sadece tırmanış falan, yoksa oyun ilk oyuna göre bir hayli değişik. Oyunda yine ilk oyuna göre silah çeşitliği bakımından bizlere çok daha fazla bir seçenek sunuyor. Oyunda silahlar kısmında en sevdiğim iki şey sis bombası ve ikili gizli bıçak. İlk oyunda arkadan sadece tek kişiyi öldürebilirken bu oyunda iki kişi birden sesiz bir şekilde öldürebiliyoruz. Oyunun grafikleri, ilk oyuna göre bir hayli gelişmiş diyebiliriz. Üstelik ikinci oyunda gezebileceğimiz ve gidebileceğimiz mekanlar ilk oyuna göre oldukça fazla. Düşman çeşitliliğine gelecek olursak oyunda yine zayıf, orta zırhlı, ağır zırhlı muhafızlar mevcut. Bunlardan ilk oyundan da alışık olduğumuz saman balyalarına, kapalı kulübelere girerek atlatabiliyoruz. İkinci oyunda bunlara ek olarak etrafımızdaki insanları çok daha iyi bir şekilde kullanmamız daha iyi olmuş. Mesela muhafızlar aranırken kalabalık bir topluluğa karışarak muhafızları çok rahat bir şekilde atlatabiliyoruz. Oyunda birde para mevzusu var. Etrafta bulunan para sandıklarını, öldürdüğünüz muhafızlarından ya da yan kesicilikle aldığınız paraları, çeşitli yerlerde harcayabiliyorsunuz. Mesela can doldurmak için hekimlere para veriyorsunuz. Daha iyi silahlar, zırhlar almak için ya da bunları geliştirmek için para harcayabiliyorsunuz. İsterseniz kıyafetinizin rengini bile değiştirebiliyorsunuz. Bu olayları gerçekten çok beğenmiştim. İlk oyunun sadeliğinden sonra ikinci oyuna bu kadar çok çeşitlilik gelmesi gerçekten güzel olmuş.

Oyunun eskide olması nedeniyle düşük bir sistem istiyor. Bu yüzden birçok bilgisayarda kolayca oynayabilirsiniz. Oyununda gayet güzel bir hikayesi var. Oyunda sağ sola tırmanıp parkur yapmak oyunda apayrı bir zevk veriyor, zaten Assassin’s Creed serisinde bu olayların mükemmelliğini bilmeyen yoktur. Kısaca gerçekten güzel bir hikayesi ve oynanışı var, eğer kısada olsa merak ediyorsanız ve Assassin’s Creed serisine bir giriş yapmak istiyorsanız kesinlikle ilk olarak oynamanız gereken oyunlardan birisidir.