Fasulye, 2000 yılında vizyona girmiş Türk komedi ve polisiye filmidir. Bora Tekay tarafından yönetilen filmin senaryosu, Haluk Özenç tarafından yazılmıştır. İMDB’de 7,3 gibi yüksek bir puan almayı başarmış Fasulye filmi, oyuncu kadrosu ile de öne çıkmayı başarıyor. Bu oyunculara örnek olarak Haluk Bilginer, Bülent Kayabaş ve Gürkan Uygun verilebilir. Çıktığı yılda çoğu kişinin sinemaya gidip izlememiş olduğu Fasulye filmi, izleme fırsatı bulmuş seyirciler tarafından oldukça sevilmiştir Fasulye filminde, çok sessiz genç bir erkeğin başından geçen olayların anlatılmıştır. Film boyunca hiç konuşmayan bu adamın yaşadıklarını detaylı olarak anlattığımız yazımıza geçelim.

Fasulye Filminin Konusu

Film, bir iş adamı ile satıcı arasındaki ticareti göstererek başlar. Bu ticaret sonrasında satış yapan adam, iş adamının yanından para dolu bir çanta ile ayrılır. Bu işi başardığı için çok sevinen adam, çantası ile yolun ortasında dans etmektedir. O sırada hızla gelen araba duramaz ve çantalı adama çarpar. Daha sonra asıl karakterimizi gördüğümüz sahneye geçeriz. Bu bölümde konuşmadığı için adını asla öğrenemediğimiz karakterimize uğurlama yapılırken görüyoruz. Artık ailesi ile birlikte köyde yaşamayacak olan karakterimiz son kez evden çıkarken ailesi ile vedalaşır. Babası ve annesinin elini öptükten sonra sıra dedesine gelir. Dedesi ne zaman sıkışırsan bilge dedeyi hatırla der. Bu sözden sonra Bilge dede ve öğütleri ne zaman sıkışsa yanında olacaktır. Son olarak da annesin verdiği içerisi fasulye dolu sefer tasını alan karakterimiz, yola çıkmak için minibüse biner.

Minibüsün şoförü de direksiyona geçtiğinde her şey tamam olmuştur. Ancak aksiliklerin peşini bırakmayacağı karakterimiz, ilk aksiliği burada yaşar ve minibüs çalışmaz. Şoför hemen araçtan iner ve tamir etmeye çalışır. Tamir etmeyi başaramayan şoför, etraftakilerin alaycı bakışlarını görünce ani bir sinir krizi geçirir ve minibüsün camlarını kırarak bağırmaya başlar. Çaresiz bir duruma düşen karakterimizin yardıma ihtiyacı duyar. Hemen bilge dedeyi düşünen karakterimiz, onun “Bir yerde gürültü ve cam kırıkları varsa kavgada vardır, bir yerde kavga varsa bil ki huzur yoktur. Huzur olmayan yerde de işin olmaz.” Sözleri ile kendine gelir ve minibüsten iner. Kimseye fark edilmeden tek başına yollara düşen karakterimiz, tam yorulduğu esnada yoldan bir araç geçer. Bu arabaya otostop çekerek binmeyi başaran karakterimiz, artık yoluna yanındaki konuşmayı seven adam ile devam edecektir.

Karakterimizin hiçbir şey sormamasına rağmen kendisi hakkında birçok bilgi veren adamın kiralık katil olduğunu öğreniriz.  Kiralık katil birisi ile yolculuk yapmaktan biraz korkan karakterimiz, çaresizce adamın götürdüğü yere gitmektedir. Kiralık katil, karakterimize gerçekleştirmesi gereken bir takas olduğunu daha sonra kendisini gitmek istediği yere bırakacağını söyler. Yolculuk sırasında tuvaleti gelen katil, arabayı sağa çeker ve ihtiyacını gidermek üzere uzaklaşır. O sırada arabada bekleyen karakterimiz, zar zor arabanın camına yaslanmış bir adam görür. Bu adam filmin başında arabanın çarptığı adamdır. Katil, tam arabaya bindiğinde yaralı adam katilin göremeyeceği bir yere düşer. Karakterimiz eli ile işaret etse bile katil anlamaz ve yola devam eder. Katil, takas için buluşma yerine gittiğinde takas yapacağı kişinin yoldaki yaralı adam olduğunu öğreniriz. Kiralık katil, uzun süre bekledikten sonra oyuna getirildiğini düşünür ve iş adamının mekanını basmaya gider. Tüm bu olaylarla alakası olmayan karakterimiz, iş adamının silahlı adamlarından kaçmaya çalışır. Masum olan karakterimizin tüm bu olaylardan kurtulmaya çalışırken başına gelenleri anlatan Fasulye filmini izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyoruz.