Hacivat Karagöz Neden öldürüldü? Filmi, Ezal Akay tarafından yönetilmiş 2006 yapımı bir komedidir. Levent Kazak tarafından senaryosu oluşturulmuş bu filmde, Türklerin tarihinde özel bir yeri olan Hacivat ve Karagöz’ün hayatları ele alınmıştır. Tarihin etkileyici bir şekilde yansıtılabilmesi için filmdeki oyuncular çok önemlidir. Bu filmde başrolü Haluk Bilginer, Beyazıt Öztürk ile paylaşmıştır. Dünya çapında üne sahip bu iki oyuncu, film çekilirken ellerinden gelen en iyi şekilde karakterleri canlandırmaya çalışmışlardır. Oldukça iyi iş çıkardıklarını söyleyebileceğimiz bu ikili, filmin başarılı olmasında büyük etken olmayı başardılar. Hacivat Karagöz Neden öldürüldü? Filmi, bu iki insanın hayatlarının çakıştıktan sonra ölüme kadar giden süreci anlatmaktadır. Detaylı olarak hazırladığımız Hacivat Karagöz Neden öldürüldü? Filminin konusuna geçelim.

Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü? Detaylı Konusu

Film 14.yüzyıl Anadolu’sunda geçmektedir. Bu zamanda Tatarlar Anadolu’yu işgal etmiş ve Selçuklu devletinin hükmü kalmamıştır. Selçuklu dağıldıktan sonra Anadolu’da güç sahibi olmak isteyen birçok beylik ortaya çıkmış. Bu beylikler arasında Orhan Bey tarafından yönetilen Osmanlı beyliği de bulunmaktadır. Anadolu tüm bu kargaşanın içinde birçok dine de ev sahipliği yapmıştır. Filmdeki Karagöz, onca dinden biri olan şaman dinine mensuptur. Film Karagözün annesinin cinlerle konuşması ile başlar. Cinlerden aldığı bilgiye göre oğlu çok büyük bir şöhrete sahip olacaktır. Öyle bir şöhret ki bu, tüm kralların adı unutulacak ama onunki hala konuşulacak.  Annesi cinler ile konuşmaya devam ederken, Karagöz birden içeriye dalar ve annesine Tatarların geldiğini bildirir. Dışarıya çıktıklarında vergi olarak hayvanlarını almaya gelmiş iki adam görürler. Adamın söylediği bir kelimeyi yanlış anlayan Karagöz, adama saldırır. Karagözden korkan bu iki adam, koşarak köyden uzaklaşır.

Cinlerle konuşmaya dönen annesi, oğlunun şöhretli olmayı nasıl başaracağını sorar. Cinler, tek başına olamayacağını, bir adam ile tanıştıktan sonra olayların kendiliğinden gelişeceğini söyler. Karagöz’ün tanışacağı bu kişi tabi ki de Hacivat’tır. O sıralarda pek de saygın bir elçi olmayan Hacivat, işlediği bir suçtan dolayı idam edilecektir. İdam edileceği esnada, saray yetkililerinin tamda onun gibi gereksiz bir elçiye işi düşer. Hacivat’ın, düşman beyliği Tatara sevgi dolu bir barış mektubu hazırlayıp teslim etmesi gerekmektedir. Yanına da Tatar kralının çok hoşuna gidecek bir elmas veriler. Hacivat çok geçmeden yola çıkar. Ama elçisi olduğu beyliğin kralına yapılan tuzağın farkında değildir. Kralın yanında çalışan ve kralın yerine geçmek isteyen bir adam, Tatar kralına verilecek olan elması çalarak yerine yılan koyar. Hacivat, bundan habersiz yoluna devam ederken gece olur ve mola verir. Bir ateş yakıp uyurken bir adam gelir ve barış için yazılan mektubu, küfür dolu bir mektup ile değiştirir.

Uzun yolculuk ardından Tatar kralının huzuruna çıkan Hacivat, kutu içerisindeki hediyeyi iletir ve okumak üzere mektubu çıkartır. Elinde tutuğu küfürlü mektubu okursa öleceğini anlayan Hacivat, kağıttakileri okumak yerine doğaçlama şekilde krala övgüler savurur. Ama kâğıttan okumadığını anlayan kralın adamı Hacivat’ın elinden kâğıdı alır ve okumaya başlar. Yazılanları öğrenen kral sinirlenerek tüm hepsini öldürmek üzere yola çıkar. Hacivat’ın ise şansı yave gider ve kurtulmayı başarır. Hacivat Tatardan ayrılarak başka bir şehrin çarşısına gider. Tesadüfen aynı çarşıda Karagözde bulunmaktadır. İneği ağır hastalığa yakalanmış ve ölmek üzere olan Karagöz, ineğinin başına oturup ayağa kalkması için konuşur. İnekle konuşan Karagözü gören köylüler, Karagöz’ün başına toplanır ve haline gülmeye başlarlar. Karagöz, hayatını değiştirecek olan Hacivat’ında dikkatini çekmeyi başarır. Hacivat, Karagöz’ün yanına gelerek alaycı bir dilde konuşmaya başlar. Karagöz ise bu lafların altında kalmayarak yaratıcı cevaplar verir. Yüzyıllar boyunca insanları güldürmeyi başaracak bu ikilinin ilk karşılaşması bu şekildedir.