Limonata filmi, komedi ve dram konularını harmanlayarak çok başarılı bir iş ortaya koymuştur. Senaryosu Ertan Saban tarafından yazılan film, Ali Altay tarafından yönetilmiştir. Limonata filmi oyuncuları, Türk sinemasında adını sıkça duyduğumuz isimlerden oluşmaktadır. Limonata filmi oyuncularına birkaç örnek vermek gerekirse senaryo yazımında ve yönetmenlikte adı geçen Ertan Saban ve Ali Atay söylenebilir. Bu oyuncuların yanı sıra filmde çok önemli bir rol oynayan Serkan Keskin’de iyi iş çıkarmıştır. Senaryo ve oyunculukların iyi olduğu bu filmden gelen geri dönüşlerde tabii ki iyi şekilde oluyor. Gelen bu güzel yorumlar IMDb puanına yansıyor ve 7,5 gibi oldukça yüksek bir puanı alıyor.

Filmin Konusu

Filmin bize ağır bir drama izleterek başlaması bir süreliğine komedi filmi olduğunu unutturuyor. Bu dram, Sakip’in Suat adındaki babası üzerinden ilerliyor. Suat neredeyse ölmek üzeredir fakat bir türlü ölemez. Hayatta kaldığı süre boyunca çok acı çeker. Oğlu Sakip’i yanına çağıran Suat ölemediğini, Selim’i buraya getirmesi gerektiğini söyler. Selim, Suat’ın oğludur fakat bundan Selim’in haberi yoktur. Sakip, babasının son isteğini yerine getirmek için arabaya biner ve yola çıkar. Bulgaristan’dan İstanbul’a uzun bir yol geldikten sonra babasının dediği Selim’i tanıyan kişinin evine gider fakat aradığı adamı bulamaz. Etraftan edindiği bilgiye göre uzun zaman önce taşınmıştır. Eskiden alkolik ve kumarbaz olan bu adam, tövbe edip hocalığa başlamıştır. Bunu öğrenen Sakip gördüğü tüm camilere giderek hocayı aramaya başlar. Onlarca camiyi gezdikten sonra babası için pes etmiyor. Aradığı adamı sonunda buluyor ve Selim’in nerede olduğu bilgisini alıyor.

Selim’i bir halı sahada maç yaparken buluyor. Maçın bitmesini bekledikten sonra Selim’in yanına gidiyor ve olanları anlatıyor. Selim dediklerine inanmıyor ve yanından kovuyor. Sakip anlatmaya çalışsa da Selim oradan uzaklaşıyor. Akşam içkili bir şekilde evine dönen Selim, kapısında onu bekleyen Sakip ile karşılaşıyor. Sakip kendisini eve almasını istiyor fakat Selim onu dışarıda bırakıyor. Bir süre sonra çok ses yaptığı ve komşular rahatsız olduğu için içeriye almak zorunda kalıyor. Sakip içeride olayları anlatma fırsatı buluyor. Selim anlattıklarını kabul etse de onunla babasının yanına gitmek istemiyor. Babasını hiç görmemiş Selim, emin olmak için annesi ve babasını konuşturuyor. Babalarının aynı olduğunu anlasa da kararını değiştirmiyor. Selim çok geç olmadan yatağa girip uyuyor çünkü yarinki final maçına hazır olması gerekiyor. Final maçının son beşinci dakikasında giren Selim, yaptığı asist ile maçı kazandırıyor ve takımını şampiyon yapıyor.

Selim şampiyon oldukları günün gecesinde yapılan kutlamada çok içtiği için sızıp kalıyor. Sızmasını fırsat bilen Sakip onu arabasına bindiriyor ve babasının yanına götürmek için yola çıkıyor. Türkiye sınırını geçip Bulgaristan’a geçtiklerinde Selim uyanıyor ve Bulgaristan’da olduğunu öğrenince çok sinirleniyor. İstemeyerek Bulgaristan’a gelen Selim, arabadan inerek yürümeye başlıyor. Sakip yürüyerek İstanbul’a gidemeyeceğini ve buradan hiç araba geçmediğini söyler. Biraz zor olsa da Selim’i ikna etmeyi başarır ve yola devam etmeye başlarlar. Arabada gitmeye başladıkları süre boyunca iyice kaynaşırlar ve birbirlerini daha iyi tanırlar. Selim’in bitmek bilmeyen yol boyunca çok karnı acıkır ve canı sigara ister. Aradığı hiçbir şey arabada bulunmamaktadır ve yol kenarında da hiç dükkan yoktur. Sigarayı yoldan geçen bir arabadan isteyerek sahip olurlar. Hayatı boyunca hiç sigara içmeyen Sakip, ilk sigarasını bu yolda içer. Yolda yaşadıkları bazı olayları aşarak ölmek üzere olan babalarının yanına gitmeye çalışan iki adamın hikayesini anlatan bu filmi izlemenizi kesinlikle öneririz.