Neredesin Firuze? 2004 yılında vizyona girmiş başarılı bir Türk filmdir. Komedi ve dram konularını işleyen bu film, Ezel Akay tarafından yönetilmiştir. İzleyicilerin oylarının ortalaması ile oluşan İMDB puanı 7,3’tür. Birçok Türk filminin üstünde kalan bu puanı, filmin genel anlamıyla ne kadar üst düzey olduğunu göstermektedir. Haluk Bilginer, Özcan Deniz ve Demet Akbag gibi usta oyuncularla oluşturulmuş kadrosu, filmin kalitesini daha izlemeden belli etmektedir. Oyunculukların dışında, filmde kullanılan şarkılar ve bu şarkıların sözleri ile filmden alınan keyfi katlamayı başarmışlar. Filmde, bir meleğin yardım ettiği insanların hayatı ve karşılaştıkları sayısız zorluk anlatılmaktadır. Çok uzatmadan detaylı olarak konusunu anlattığımız Neredesin Firuze? Filminin konusuna geçelim.

Neredesin Firuze? Filminin Konusu

Film, insan formuna bürünmüş bir melek olan Firuze’nin ağzından yardıma ihtiyacı olan topluluktaki insanların nasıl birileri olduğunu anlatarak başlıyor. Müzik yapımı ile uğraşan bu topluluğun neredeyse tüm tanıdıklarına borçları vardır. Umut müzik adında dükkanları olan bu topluluk, Hayri tarafından yönetilmektedir. Filmimiz yaklaşık bir haftalık bir süreci anlatmaktadır. Bu sürecin ilk gününde Hayri uzun süredir gitmediği evine gider. Anahtarla kapıyı açmayı denediğinde, kilidin eşi tarafından değiştirildiğini anlar. Hayri, kapının arkasında eşine seslenir. İyi bir geliri olmadığı ve çoğunlukla eve gelmediği için Hayriye kızgın olan eşi, Hayri’nin tüm hoş sözlerine rağmen kapıyı açmaz. Hayri, son olarak kıyafetlerini değiştirme isteğinde bulunur fakat eşi bu teklifi de kabul etmeyerek tüm kıyafetlerini dışarıya atar.

Yeni kıyafetler giyen Hayri, yeni ses sanatçısıyla albüm çıkartmak için buluşur. Bu işe oldukça para yatıran Hayri, albümün yapılabilmesi için gerekli ses stüdyosuna giderler. Yeni ses sanatçısı Hamit, Hayri’nin ayarlamış olduğu ses ayarlarını değiştirerek kendi tarzına çevirir. Hayri’nin sert tepkisine cevap olarak kendisine güvenmesini söyleyen Hamit, şarkının tonunu ayarlayamaz ve berbat bir şekilde okur. Hayri’nin dayak atması ile biten bu girişimde batmış olur. Moralleri bozuk bir şekilde dükkâna döndüklerinde, kendilerini beklemekte olan alacaklıları görür. Bu alacaklıların en büyüğü olan İbrahim, borçları olan seksen sekiz bin doları ödemeleri için sadece üç gün verir. Bu parayı zamanında teslim etmek için iyi bir sanatçıya ihtiyaçlarının olduğunu bilen Hayri, kendilerine yeni bir sanatçı bulması için Sansar’a gider. Sansar elimde size verecek sanatçı yok diyerek yardımcı olmaz. Dükkâna döndüğünde yurtdışındaki Ferhat adındaki bir müzisyen ile konuşan Hayri, adamı ilk uçakta Türkiye’ye gelmeye ikna eder.

Filmdeki ikinci gün oldukça olaylı başlar. İlk olarak Hayri’den para isteyen İbrahim, yaptığı bir yanlış neticesinde topuğundan vurulur. Daha sonrada Hayri’nin dükkanına haciz geldiğini görürüz. Neyse ki bu hacizden HAYRİ, ekibinin yaptığı kurnazlıklar sonrasında düşük kayıplar ile atlatır. Hacizcilerin gittiği sırada yeni starları olacak Ferhat, kapıdan giriş yapar. Ferhat’a oracıkta imzalattıkları kontrat ile on yıl boyunca kendileriyle çalışmak zorunda bırakmışlardır. Filmdeki ikinci gün genel olarak ekip ile eğlenerek geçer ve sıra üçüncü güne gelir. Artık Hayri’nin borcunu ödeyebilmesi için sadece bir günü vardır. Bir şeyler yapması gerektiğini bilen Hayri, Ferhat ile daha önceden de gitmiş olduğu ses stüdyosuna gider. Ferhat’ın eşsiz sesi ile orada harika bir kaset çıkarırlar. Bu kaseti çoğaltmak için gittikleri dükkâna olan borçları yüzünden, kaseti çoğaltmakta başarısız olurlar. O sırada Ferhat, bu ekipte bir gelecek gördüğü için biriktirmiş olduğu parayı vererek kaseti çoğaltmayı başarır. Filmin geri kalanında Ferhat’ın ünlü olma ve iyi para kazanma yolunda attığı basamakları izliyoruz. Ses ve müzikleri ile eşsiz dakikalar yaşatan bu filmi hala izlemediyseniz, daha fazla zaman kaybetmeden izlemeniz önerilir.