The Walking Dead oyunundan sonra The Walking Dead: Season 2 oyununu zaten çok büyük bir hevesle bekliyordum. İlk oyunu hikayesi olsun oynanış olsun her şeyi ile o kadar çok beğenmiştim ki The Walking Dead: Season 2’yi hiç düşünmeden almıştım.

Açıkçası oyunu oynamadan önce zaten kötü olmayacağını biliyordum. Oyunu oynadıktan sonra da yanılmadığımı anladım. İlk oyunu bitirenler zaten ne kadar üzücü bir son ile bittiğini bilir. Eğer ilk oyun olan The Walking Dead oyunu bilmiyorsanız incelemesine buradan ulaşabilirsiniz. Uzatmadan size oyundan biraz bahsedeyim.

The Walking Dead: Season 2 Konusu

Oyunumuz ilk oyunun kaldığı yerden tüm hızıyla devam ediyor. Fakat ilk oyunda ne kadar üzülsek de ana karakterimiz olan Lee’yi kaybediyoruz. Clementine ise tüm bu yaşadıkları ile yollara koyuluyor. Kısaca 2. oyunda ilk oyundaki küçük kız olan Clementine’ı yönetiyoruz. Telltale Games’in sevdiğim yanlarından biriside iki bağlantılı oyun oynarken ilk oyunda yaptıklarımız 2. oyunda da etkili oluyor. Buda oyunu apayrı bir seviyeye taşıyor. Bu yüzden seçimlerinizi de her zaman dikkatli yapmanız gerekiyor.

The Walking Dead: Season 2 Hikayesi

The Walking Dead: Season 2 Hikayesi

İlk oyunda birçok insanla tanışmıştık bunlardan bazıları bizim düşmanımız bazıları da bizim dostumuz olmuştu. Bunlardan bazılarını kaybettik bazıları ile de yolumuz ayrılmıştı. Oyunda Lee’yi kaybettikten sonra kısa süre sonra grubumuzdaki 2 evli çift bizi buluyor. Oyunun başında gördüğümüz üzere epey bir süre bu çift ile beraber hareket ediyoruz. Daha sonra çift arasında bebeklerine ne isim koyacaklarına dair sohbet geçmeye başlıyor. Bu arada anlayacağınız üzere kadın hamile.

 

Sonra bir benzinliğe ulaşıyoruz ve her hayatta kalma oyununda olduğu gibi dalıp etrafı aramaya başlıyoruz. Bizim küçük kızımızda silahı ile tuvalete gidip elini yüzünü yıkamaya giriyor. Silahı masanın üzerine koyup elimizi yüzümüzü yıkarken bir anda suyu düşüyoruz. Bir hayatta kalma oyununda en önemli şeylerden biriside yiyecek ve içecek olduğundan düşürdüğümüz yerden almaya gidiyoruz. Tam o sırada ise içeriye bir yabancı giriyor ve masaya bıraktığımız silahı alıyor. Biz ne kadar saklansak da bizi fark ediyor ve çocuk olmamıza rağmen silahla bizi tehdit edip bizden eşyalarımızı istiyor.

Bu sırada biz onla konuşurken bizim grubumuzdaki adam durumu fark ediyor ve silahlı kadına çaktırmadan yaklaşıyor. Fakat bir anda kapı örtülünce silahlı kadın panikleyip yanlışlıkla bizim elamanı vuruyor. Hemen içeriye gelen karısı olayı görünce yabancı kadın ne kadar özürde dilese, bizim abla affetmiyor ve kadını öldürüyor. Daha oyuna başlayalı 1 saat bile olmamışken doğrusu bu kadar hızlı bir ölüm beklemiyordum. Oyunda bu ölümlerin dahası da var. Tam birine alışıyorum hikaye güzel gidiyor derken bir bakmışım işler sarpa sarmış bizden birileri ölmüş.

Neyse sonra biz bu hamile ablamız ile 16 ay takılmışız. Ekran bir geliyor bizim Clementine büyümüş ablam bebeğini kaybetmiş depresyona girmiş. Artık eskisi kadar bizimle de konuşmuyor. Sonra tam konuşuyoruz dertleşiyoruz derken bir kaç kötü adam bize saldırıyor. Bizi yakalayınca hemen elini falan ısırıp paçayı kurtarıyoruz fakat o hengamede ablaya neler oldu bilemiyoruz. O da bizden bir haber olunca Clementine gene yalnız kalıyor.

Sonra bir köpek buluyoruz arkadaş oluyoruz. Tam diyorum bir köpek bulduk artık güvendeyiz derken yerden bir yemek bulunca işler bir anda değişiyor. Fakat bende köpek gibi açım 😀 Yine de köpeğe de acıdığımdan biraz ona da veriyorum. Ama it oğlu it tam bir nankör çıkıyor. Yemeğin hepsini alabilmek için bizi ısırıp saldırıyor. Bizde can havliyle köpeği öldürmek zorunda kalıyoruz. Köpeği her ne kadar incitmek istemsek de kendisi kaşınıyor.

Clementine ve Nankör köpek 😀

Sonra hem yaralı hem yorgun olan Clementine’ın etrafı zombilerle çevriliyor. Diyoruz aha şimdi naneyi yedik derken, iki adam çıkıp bizi kaptığı gibi zombilerden kurtarıyor. Tabi biz hafif bir baygın gibiyiz bu yüzden pek kendimizde değiliz. Bizi kurtaran adamlar tam iyi misin adın ne derken köpeğin ısırdığı yara izini zombie ısırığı sanmasınlar mı. Bir anda bizi yere atıp silahlarını çekiyorlar. Şimdi gel de bunun köpek ısırığı olduğunu kanıtla. Ne kadar desek de bize inanmıyorlar. Kendi aralarında aldıkları karara göre bizi bir kulübeye kitleyip gidiyorlar. Eğer zombie isek burada kimseye zarar vermezsin şayet köpek ısırığı ise tedavini, yaparız senide grubumuza alırız diyorlar. Şimdi adamlar haklı bende olsam böyle yapardım. Fakat sabaha kadar beklersek yaramız iltihap kapar ve durum çok daha kötüleşir bunu bildiğimiz için de bir şeyler yapmamız gerekiyor. Hemen kulübeden sıvışıp yaramızı dikiyoruz. Biz nelere göğüs germişiz bir köpek ısırığı mı bizi durduracak ?

Sonra bizi kurtaranlar bizi grubuna davet ediyor ve Clementine’ın artık yeni bir grubu oluyor. Ama ne yazık ki bu grupta da hamile bir kadın var. İşler böyle olunca tabi grubun işi daha zor. Gel zaman git zaman maceralar yaşayıp, eski bir dost ile karşılaşıyoruz. İlk oyunda öldüğünü zannettiğimiz Kenny ile. O da bizi görünce aşırı şaşırıyor ve hemen onun grubu ile bizim grubu birleştiriyoruz. Kenny ilk oyunda yaşadığı tüm bu olaylardan çokça etkilenmiş olsa da kendine bir sevgili bulmuş. Eski günlerden konuşup eğleniyoruz. Fakat Kenny’in o eski Kenny olmadığını anlıyoruz. Adam o kadar çok şey yaşamış ki ben iyiyim rolü yapsa bile iyi olmadığını biliyoruz. Yer yer aşırı sinirlenip kendini kaybediyor. Daha sonra tonla olay oluyor ve grup neredeyse dağılma noktasına geliyor.

Oyunda bir çok ölüm oluyor. Bunlardan bazılarına gerçekten çok üzüldüm. The Walking Dead: Season 2  oyunun yapımcıları hiç acımamış. Yani bu oyunda bol bol ölüm ve vermeniz gereken aşırı önemli ve büyük kararlara oyun sizi baş başa bırakıyor. Hele oyunun sonlarına doğru o kadar zor seçimler vermek zorunda kalıyorsunuz ki insan hangisini seçsem diye kafayı yiyor. Daha fazla anlatmayım oyunu kendiniz deneyimlemeniz daha iyi olur.

The Walking Dead: Season 2 Oynanış

Oynanış kısmı ilk oyunla aynı. Fakat The Walking Dead: Season 2 de ilk oyuna göre bize daha çok görev düşüyor. Yani tabi oyunun sinematik yönü daha fazla ama ilk oyuna göre oynanış kısmı daha fazla. Bazı yerlerde buda aşırı derede iyi olmuş diyebilirim. Bir bölümde zombieler kapıdan içeriye girmeye çalışıyor bizde hemen etrafı araştırıp oradan kaçmanın bir yolunu bulmaya çalışıyoruz. Mesela bu kaçış noktasını bizim bulmamız hoş olmuş. Orayı direk sinematik olarak yapsalar belki de heyecanı daha az olurdu.

Oyunun Sistem Gereksinimleri

The Walking Dead: Season 2’nin ilk oyuna göre sistem gereksinimleri biraz daha fazla fakat 4 GB ram ve ortalama bir ekran kartı ile çok rahat oynayabilirsiniz. İlk 2 oyunun grafik seviyeleri zaten baya bir düşük. Rahatlıkla oynayabilirsiniz. Fakat The Walking Dead: Season 2 den sonraki oyunlarında iyi bir sisteminizin olması şart.

 

The Walking Dead: Season 2 Oynanır mı ?

Kesinlikle oynanır arkadaşlar. Eğer bu seriye başlamış olan arkadaşlarınız varsa bu oyunu da onlara da gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirsiniz. Zaten The Walking Dead: Season 1’i oynayan ve hikaye anlatımlı oyunları seven her oyuncu kesinlikle ilk oyunu oynadıktan sonra The Walking Dead: Season 2 ‘ye de adım atacaktır. Size tavsiyem ilk indirimde direk hiç düşünmeden alın. Eminim ki aldığınıza pişman olmasınız.