Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist, Ubisoft şirketi tarafından yapılan aksiyon ve gizlilik ögeleri konularını barındıran hikayeli video oyunudur. Tom Clancy’s Splinter Cell, serisinin altıncı oyunudur. Ayrıca Splinter Cell: Conviction adlı oyunun devamı niteliğindedir.

Tom Clancy’s Splinter Cell serisine ilgim ilk olarak Tom Clancy’s Splinter Cell: Chaos Theory oyunu ile başlamıştı. Uzun zamandır gizlilik ögeleri barındıran bir oyun arıyordum. Aynı zamanda susturuculu silahlarımızla adamları sessiz bir şekilde öldürmeli falan. Ardından Steamda gezerken Tom Clancy’s Splinter Cell: Chaos Theory bir anda gözüme takıldı, ayrıca oyunun co-op modu da vardı. Arkadaşımla hiç düşünmeden aldık ve indirmeye başlamıştık. Oyunun normal fiyatı 45 TL fakat biz indirimde 13 TL almıştık. Oyunu yüklerken çok heyecanlıydım, aklımda çok güzel şeyler vardı ve ne kadar eğleneceğimizi düşünüyordum.

Oyunu sonunda indirdik fakat işler pekte istediğimiz gibi gitmemişti oyun baya eski olduğu için serverlar çoktan kapanmıştı bile. Bizde büyük bir üzüntü yaşadık. Ben oyunun tekli oyun modunun yine de iyi olabileceği konusunda emindim fakat biraz şüphelerim vardı. Oyun eskiydi nedense tüm eski oyunlara karşı bir ön yargım oluyor. Tabi Call Of Duty serisi hariç. Oyunu ilk oynadığımda daha koşma tuşunu bile bulamadım. Genellikle birçok oyunda shift tuşu koşmak için kullanılırdı ama bu oyunda shift zıplamaydı. Koşma tuşu da farenin orta tekerleği ile oluyormuş, gerçekten çok garip. Neyse bu eski oyunu oynamaya başladıkça gerçekten bayılmıştım. Oyun size gizlilik konusunu hat safa da yaşatıyordu, üstelik 2005 tarihinde çıkmış bir oyun olmasına rağmen. Lafı daha fazla uzatmadan bu oyunu çok beğenmiştim ve bu serinin yeni çıkarmış olduğu Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist oyununu görünce resmen aşık olmuştum. Ben direk şunu diyordum eğer eski oyunu bu kadar iyiyse yeni çıkan oyunu düşünemiyorum.

Oyunu hemen alıp oynadım. Beklentim bir hayli fazlaydı. Oyunun grafikleri ilk oyunlara göre epey bir gelişmişti. Oyunun biraz hikayesine ve konusuna değinmek isterim eğer spoiler yemek istemiyorsanız lütfen bu bölümü geçiniz.

Hikaye

Tom Clancy’s Splinter Cell Blacklist Hikayesi

Oyunumuzun baş karakteri yine Sam Fisher. Oyun Tom Clancy’s Splinter Cell: Conviction oyunun tam olarak 6 ay sonrasını anlatmakta. Yani anlayacağınız üzere Tom Clancy’s Splinter Cell: Conviction oyununun devam oyunu da diyebiliriz. Oyunun ilk başlarında bir önceki oyunda aşina olduğumuz Victor Coste ile bir askeri üstte konuşuyoruz. Bu sırada Blacklist isimli bir terör örgütü de gizlice bizim bulunduğumuz üsse saldırı düzenliyorlar. İçerideki birçok askeri öldürüp gizlice cephaneliklere patlayıcı yerleştiriyorlar. Biz ise olaylardan tamamen habersiz bir şekilde helikopterimize binip havalanmak için gerekli hazırlıkları yapıyoruz. Tam kalkış yapıp gideceğimiz zaman patlayıcılar patlayıp aşırı derecede büyük bir alanı etkisini altında bırakıyor. Bizim helikopterimiz de bundan nasibini alıyor ve düşüyoruz. Düşüşün ardından kurtulan iki arkadaş hem gizlenerek ilerliyoruz hem de neler olup bittiğini öğrenmeye çalışıyoruz. Bu saldırının ardından özel ekibimizle birlikte, Blacklist adındaki bu terörist grubu durdurmak için işe koyuluyoruz. Daha sonra işler gittikçe daha karmaşık haller alıyor ve oyun bizi bol aksiyonlu bir hikayenin içine atıyor.

Oynanış

Oyun Chaos Theory oyunundaki gibi gizliliği güzel yapılmış. Splinter Cell serisine özgün olan o üç gözlü yeşil gece görüş gözlükleri de hala ayrı bir hava katmaya devam ediyor. Oyun aslına bakarsanız oynanış kısmında birçok yenilik bulunuyor. Yani eski oyunları ile karşılaştırırsak. Bir duvarda siperde iken, diğer duvara tek bir tuş yardımı ile çok kolay bir şekilde geçebiliyoruz. Bu olayı gerçekten çok hoşuma gitmişti. Oyunda en bayıldığım diğer bir özellik ise nokta atışı. Düşmanlardan alt tuşuyla 3 tanesini işaretliyorsunuz. Daha sonra bu 3 düşman görüş açınıza daha doğrusu Sam’in vurabileceği bir açıya geldiğinde tek yapmanız gereken Ctrl tuşuna basmak ardından da Sam’in yaptığı şovu izlemek. Bu özellik sayesinde aynı anda 3 düşmanı kolayca tek bir atış ile etkisiz hale getirebilmeniz mümkün.

Oyunda silahlar kısmına gelirsek şu şekilde açıklayabiliriz. Oyunun silah çeşitliliği açısından oldukça geniş bir yelpazeye sahip. Bu silahları alabilmek için de bol bol görev tamamlayıp para kazanmanız gerekiyor. Ana hikaye üzerinde ilerlerken etrafta gördüğünüz bir laptopu hacklerseniz ya da istihbarat toplarsanız ek bir para ödülü kazanabilirsiniz. Bu kazandığınız paralar ile mağazadan yeni eldiven, zırh pantolon, ayakkabı, silahlar ve gece görüş gözlüğünüzün rengini dahi değiştirebilmeniz mümkün.

Oyunda ana hikayenin yanı sıra bir sürü yan görevde mevcut. Tabi bunları yapmanız zorunlu değil ya da ana senaryoya hiçbir katkısı yok. Sadece bunları yaparsanız bolca para kazanıp yeni yan görevleri açabilirsiniz. Ben şahsen hepsini bitirdim ve gerçekten inanılmaz güzeldi. Ayrıca yan görevlerin birinde ilerlediğiniz zaman açılan bir harita direk Türkiye’de geçiyor. O bölümü de baya sevmiştim gayet güzel bir harita yapılmış. Ben oyundaki birçok görevi en üst zorlukta bitirdim. Yani şöyle, bir yan görev modu var amacınız belli yerlerden gelen askerleri öldürüp sıradaki asker dalgasını beklemek. Bunu ister gizli yapın ister gürültülü. Tabi gizli yapmak baya zor ben sadece birkaç dalgada gizli yapabildim. Her dalgada askerler çok daha fazla ve zırhları gelişmiş olarak geliyor. Ayrıca oyunda en sinir olduğum köpekleri de beraberlerinde getiriyorlar. Belli bir dalgadan sonra oyun size 2 seçenek sunuyor. Ya kalıp savaşırsınız ve çok daha fazla para kazanabilirsiniz veya kaçıp kazandığınız parayı alırsınız. Ben hep açgözlülük yapıp kaldım. İnanın bana baya zor. Her şey çok güzel giderken bir anda köpekler üstüme atlıyor ve diğer askerler beni öldürüyor. Bu bölümlerde rahat 3 saatim falan gitmiştir ama buna kesinlikle deydi. Çünkü o kadar çok para kazandım ki, tüm ekipmanların en iyilerini alıp, en güçlü silahları edindim. Bu da senaryo modunda benim epey işime yaradı. Oyunda bu bahsettiğim görevleri co-op bir şekilde yapabiliyorsunuz. Dilerseniz tek de yapabilirsiniz ama bazı yan görevler sadece 2 kişi ile yapılabiliyor. Maalesef benimde bu oyunu oynayan bir arkadaşım olmadığı için o görevleri yapamadım.

Sonuç olarak oyun açıkçası gayet güzel bir oynanışa ve hikayeye sahip. Bu oyundan önce Tom Clancy’s Splinter Cell: Conviction oynamanızı tavsiye ediyorum fakat o oyunun bildiğim kadarıyla bir Türkçe yaması yok. Tom Clancy’s Splinter Cell: Blacklist oyunun ise Türkçe yaması mevcut. Bundan önceki oyunu oynamazsanız da hikayede çok fazla bir şey kaybetmezsiniz. Sadece karakterlere biraz yabancı kalırsınız o kadar. Oyun Steam üzerinde 90 TL gibi bir fiyata satışta. Parasının hakkını verse de bence en iyisi indirimi beklemek olur. Oyunun grafikleri yeterli ve gözü doyurucu. Oyun içinde orta sistemli bir bilgisayar yeterli olacaktır. İmkanız varsa ve gizlilik oyunlarından hoşlanıyorsanız denemeniz gereken harika bir oyun.